Ali Özdemir - Merkez Medya

'Anadolu arkeolojisinin annesi'nin külleri, vasiyeti üzerine gün yüzüne çıkardığı 2 bin 500 yıllık tümülüse serpildi

ANTALYA'nın Elmalı ilçesinde 40 yıl boyunca arkeolojik kazı çalışmaları yürüten ve onlarca eseri gün yüzüne çıkaran Prof.

23 Şub 2026 - 11:55 YAYINLANMA

ANTALYA'nın Elmalı ilçesinde 40 yıl boyunca arkeolojik kazı çalışmaları yürüten ve onlarca eseri gün yüzüne çıkaran Prof. Dr. Machteld Johanna Mellink'in bedenine ait küller, vasiyeti üzerine gün yüzüne çıkarttığı 2 bin 500 yıllık Kızılbel Tümülüsü'ne serpildi. Elmalı ile gönül bağı kuran, 'Anadolu arkeolojisinin annesi' olarak bilinen Prof. Dr. Mellink'in ismi ayrıca 'ikinci vatanım' dediği Elmalı'da bir caddeye verilerek ölümsüzleştirildi.

Hollanda'da 1917 yılında doğan ve doktora eğitimine kadar ülkede yaşamını sürdüren Prof. Dr. Machteld Johanna Mellink, 1946 yılında eğitim için ABD'ye gitti. Eğitimi sırasında uzmanlaştığı Anadolu arkeolojisi ile ilk kez 1947 yılında geldiği Mersin'in Tarsus ilçesindeki Gözlükule kazılarında tanışan Mellink, buradaki kazılarının ardından 1963 yılında Karataş- Semayük'te kendi kazıları için Antalya'nın Elmalı ilçesine geldi. Burada farklı kazı ve yüzey araştırmalarında yer alan Prof. Dr. Mellink, birçok arkeolojik eserin gün yüzüne çıkarılmasında büyük rol oynadı. Prof. Dr. Mellink tarafından keşfedilen Kızılbel ve Karaburun tümülüsleri, Anadolu'nun en iyi korunmuş boyalı mezar odaları olarak literatürde yerini aldı. Prof. Dr. Mellink, milattan önce 525 yılına tarihlenen, günümüze neredeyse hiç ulaşmamış duvar resim sanatının örneklerini yansıtan Kızılbel Tümülüsü ile milattan önce 475 yılına tarihlenen ve bölgedeki Pers etkisini en net gösteren buluntulardan biri olarak kabul edilen Karaburun Tümülüsü'nü gün yüzüne çıkarttı.

ANADOLU ARKEOLOJİSİNİN ANNESİ

'Anadolu arkeolojisinin annesi' olarak anılan Prof. Dr. Mellink ilçeye geldiği ilk yıllarda aracıyla kendisini kazı alanlarına götüren Abdullah Aytulum ve ailesiyle de uzun süre vakit geçirdi. Elmalı'dan çıkarılan tarihi eserlerin ilçede sergilenmesi için Elmalı Müzesi'nin kurulması fikri ve ilçeye hastane yaptırılması için girişimlerde bulunan Prof. Dr. Mellink, ilçe halkıyla iyi ilişkiler kurdu. 40 yılı Elmalı'da olmak üzere yaşamının 60 yılını Anadolu arkeolojisine adayan Prof. Dr. Mellink, daha sonra ülkesi ABD'ye döndü.

ELMALI'YA GÖMÜLME VASİYETİ

Ülkesine dönmesine rağmen bölgeyle kurduğu bağı koparmayan Prof. Dr. Machteld Johanna Mellink, yakınlarına öldükten sonra Elmalı'ya gömülmek istediğini söyledi. Elmalı'dan uzak kalamayan Prof. Dr. Mellink, 'öz ailem' diye bahsettiği Abdullah Aytulum ve ailesiyle bağlarını koparmadı ve 2003 yılında ziyarete geldi. Burada kazı süreçlerinde yaşadığı kazı evini, Aytulum'un kendisini götürdüğü aracı da gören Prof. Dr. Mellink, 2006 yılında ABD'de kaldığı bakım evinde 89 yaşında hayatını kaybetti.

KÜLLERİ ELMALI'YA GÖNDERİLDİ

Yakınları, Prof. Dr. Mellink'in vasiyetini yerine getirebilmek için bedeninin küllerini Elmalı'ya gönderdi. Burada Prof. Dr. Machteld Johanna Mellink'in külleri, Aytulum ailesinin oğlu Sadık Aytulum ile buluşturuldu. Daha sonra Prof. Dr. Mellink'in bedeninin külleri, çok sevdiği Kızılbel Tümülüsü'ne, Sadık Aytulum tarafından serpildi. Böylelikle Prof. Dr. Mellink'in vasiyeti yerine getirilmiş oldu. Öte yandan 2023 yılında Prof. Dr. Mellink'in yeğeni Machteld Pell ise teyzesi hakkında yazdığı kitapla ilgili bilgilere erişebilmek için birkaç günlüğüne Elmalı'ya geldi.

İSMİ CADDEYE VERİLDİ

Ölümünün üzerinden geçen 20 senenin ardından Elmalı Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü arkeolog Durmuş Altan ve Elmalı Müzesi Müdürü arkeolog Tahir Aksekili, Hollanda'ya giderek Prof. Dr. Mellink'in yakınları ile görüştü. Prof. Dr. Mellink'in hayatı hakkında bilgiler toplayan Altan, Elmalı'da bulunan bir caddeye adının verilmesi için çalışmalara başladı. Elmalı Belediyesi'nin şubat ayı meclis toplantısında alınan karar ile kazılar devam ettiği dönemde tarihi eserlerin saklandığı deponun bulunduğu binanın olduğu caddeye 'Prof. Machteld Johanna Mellink' ismi verilmesine karar verildi.

'ANNEMDEN HİÇBİR FARKI YOK'

Prof. Dr. Mellink'in küllerini Elmalı'ya döken Sadık Aytulum, "Mellink Hanım 1963'te Elmalı'ya geldiğinde babam onları Kaş'a götürmüş. Annem de bana hamileymiş, dönüşte benim doğduğumu söylüyorlar. Böylece samimiyetimiz gelişti. Elmalı'da şimdiki bulunduğumuz yeri köylüler kazmış. Babam hocayı buraya getiriyor. 1 sene sonra burada çalışma başladı ve 35 sene kadar çalışmalar sürdü. Kendisi 40 sene burada yaşadı. Ben de onun kucağında büyüdüm sayılır. Aile gibi olduk. Şu anda benim kendi annemden hiçbir farkı yok benim için. Elmalı'yı çok sevdi, Elmalı'ya çok yardımları oldu. Hastane falan yapılırken, en büyük maddi yardımları hep hoca hanım yaptı" dedi.

'KÜLLERİNİ BEN DÖKTÜM'

Duygu dolu anlar yaşadığını söyleyen Sadık Aytulum, "Elmalı'ya en son ölümünden 2 sene önce geldi. O zaman geldiğinde felçliydi. Ondan sonra da bir daha kendisini görmedim. Kendisi ABD'de vasiyet yazmış. Biz 3 kardeşiz, ablam vardı, asıl hocanın her şeyine o koştu. Ona ev alması için bir miktar para gönderdi. Yeğenlerine bıraktığı vasiyetinde, Elmalı'ya gömülmek istediğini söylemiş. Mevtası buraya gelemediği için yaktırıp, küllerini gönderdiler. Kızılbel Tümülüsü'ne küllerini ben döktüm" diye konuştu.

'40 YILINI ELMALI'YA VERİYOR'

Durmuş Altan, Elmalı Müzesi'ndeki çoğu eserin Prof. Dr. Mellink'in gün yüzüne çıkarttığını belirterek, "Machteld Johanna Mellink, 'Anadolu arkeolojisinin annesi' olarak biliniyor. Gerçekten hem bir Anadolu sevdalısı hem de Elmalı sevdalısı. İlk Elmalı'yla tanışmasında Karataş- Semayük'te milattan önce 3000 yılına tarihlenen 500 küp mezar buluyor. Milattan önce 525 yılına tarihlenen Kızılbel Tümülüsü ile milattan önce 475 yılına tarihlenen Karaburun Mezarı'nı buluyor. Bugün arkeoloji müzesine gitsek neredeyse bütün eserler, Mellink'in ortaya çıkardığı eserlerdir. Mellink toplam 40 yılını Elmalı'ya veriyor. Burada bir aileyi öz ailesi olarak kabul ediyor. Ve birçok sosyal sorumluluk projesinde hep en önde yer alıyor" dedi.

YAKINLARI DA ELMALI'YA GELDİ

Prof. Dr. Mellink'in Elmalı Müzesi'nin kurulması için çok uğraştığını ancak kuruluşunu göremediğini söyleyen Altan, "Mellink, Elmalı'daki bir aileyi 'öz ailem', Elmalı'ya 'ikinci vatanım' diyecek kadar da bir Elmalılı. Ben hem Elmalı Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü olarak hem de bir arkeolog olarak Elmalı'ya yaptığı bu katkılardan dolayı bir sosyal sorumluluk projesi gibi başladım bu projeye. Mellink'in yeğenleri ile görüştük. 2023 yılında buraya davet ettik. Yaklaşık 3 gün burada mezarları, beraber vakit geçirdiği aileyi, kazı evini gezdik. Müze Müdürümüz Tahir Akseki ile birlikte Amsterdam'a gittik ve birçok temasta bulunduk. Mellink'in Elmalı ile yazdığı eserler, bizi gerçekten çok heyecanlandırdı ve duygulandırdı. Önce belediye başkanımıza konuyu taşıdım. O da çok sağ olsun yardımcı oldu. Bu konuyu Belediye Meclisi'ne sunduk. Meclisimizden de Mellink'in adının bir caddeye verilmesi oy çokluğuyla kabul edildi. Şu anda Dışişleri Bakanlığımızla diğer yazışmalarımız da devam ediyor. O da gerçekleştikten sonra Mellink'i bir caddede, bir sokakta inşallah ismini sonsuza dek yaşatacağız" diye konuştu.

'BİR LİKYA ESİNTİSİ VAR'

Prof. Dr. Mellink'in küllerinin serpildiği Kızılbel Tümülüsü'nün Elmalı'da en son ziyaret ettiği yer olduğunu belirten Altan, şöyle dedi: "Mellink'in bir vasiyeti var. 2 çok büyük tümülüs buluyor. Bunlardan biri; Karaburun Tümülüsü, milattan önce 475 yıllarına tarihlenen. Bir de milattan önce 525 yıllarına tarihlenen Kızılbel Tümülüsü. Karaburun Tümülüsü'nde Pers istilasının Elmalı'ya kadar geldiğini gösteren betimlemeler var. Ama niçin buraya dökülmesini istiyor küllerinin? Çünkü Kızılbel Tümülüsü yerel özellik gösteriyor ve aynı zamanda bir Likya esintisi var. O yüzden burada bile Mellink yerel betimlemeler olan Kızılbel Tümülüsü'ne küllerinin dökülmesini söylüyor."

Kaynak :
DHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: