Merkez Platform

Ankara’da “Küresel İşgale Karşı Küresel Direniş” yürüyüşü düzenlendi

Ankara Sivil Toplum Platformu (ASTP) ile Ankara Filistin Dayanışma Platformu’nun (ANFİDAP) çağrısıyla düzenlenen yürüyüşte, siyonist işgal ve küresel emperyalizme tepki gösterildi.

17 May 2026 - 19:05 YAYINLANMA
0 GÖSTERİM

Ankara’da ASTP ile ANFİDAP öncülüğünde düzenlenen “Küresel İşgale Karşı Küresel Direniş” yürüyüşünde, Gazze başta olmak üzere mazlum coğrafyalarda yaşanan saldırılara tepki gösterildi.

“Emperyalist siyonist çeteye karşı yürüyoruz” sloganıyla gerçekleştirilen yürüyüş, Ankara'nın Çankaya ilçesi bağlı Çukurambar’daki Safa Camii önünde başladı.

Ellerinde Filistin bayrakları taşıyan katılımcılar, sloganlar eşliğinde Ankara'nın Çankaya ilçesi Malcolm X Caddesi üzerinde bulunan ABD Büyükelçiliği önüne kadar yürüdü.

Programın açılış konuşmaları, ANFİDAP Dönem Sözcüsü Prof. Dr. Ahmet Özkan Ünal ile ASTP Dönem Sözcüsü Nevzat Öylek tarafından yapıldı.

Programda daha sonra İlahiyatçı Musa Uzunkaya bir konuşma gerçekleştirdi ve kaleme aldığı şiiri okudu.

Ardından ANFİDAP adına Enderun Eğitim Vakfı Ankara Şube Başkanı Muhammed Emin Ökçe tarafından basın açıklaması okundu. Açıklamada, küresel emperyalizme ve siyonist işgal politikalarına tepki gösterildi.

"Emperyalizme karşı mazlumların yanındayız! Siyonist düzene geçit vermeyeceğiz!"

Ökçe, "Bugün burada insanlığın vicdanını ayağa kaldırmak için toplandık. Bugün emperyalizmin ve siyonizmin küresel zorbalığına karşı tek ses, tek yürek olmak için buradayız. Hep birlikte haykırıyoruz: Emperyalizme karşı mazlumların yanındayız! Siyonist düzene geçit vermeyeceğiz! İnsanlık tarihi, uluslararası hukukun ayaklar altına alındığı, küresel zorbalığın sınır tanımadığı karanlık bir dönemden geçmektedir. Siyonist rejimin esiri olmuş ABD yönetimi, israilin güvenliğini ve dokunulmazlığını merkeze alan yeni bir haydut dünya düzeni inşa etmeye çalışmaktadır. Bu düzen, gücü hukukun yerine koymakta, devletlerin egemenlik haklarını yok saymakta, insanlığın temel değerlerini ortadan kaldırmaktadır." dedi.

"ABD’nin küresel ölçekte 'güçlünün hukuku'nu dayatarak uluslararası düzeni sürekli zedelediğini göstermektedir"

ABD'nin tarihi boyunca hukuk tanımadığını hatırlatan Ökçe, "ABD, emperyalist politikalarıyla tarih boyunca farklı coğrafyalarda sürdürdüğü rejim değiştirme ve egemenlik haklarını yok sayma pratiklerini; savaş suçlarını ve hukuk tanımazlığını daha azgın bir noktaya taşımak istemektedir. Japonya’da milyonların ölümü veya sakat kalmasına neden olan atom bombası kullanılması, Vietnam’da sivillere yönelik kimyasal silah kullanımı ve kitlesel katliamlar, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Irak ve Afganistan’ın işgal edilmesi, milyonlarca sivilin ölümüne, mülteci krizlerine ve bölgesel istikrarsızlığa yol açmıştır. Venezuela ve Küba gibi ülkelerde siyasi müdahaleler ve uygulanan ekonomik yaptırımlar halkların temel yaşam hakkını yok sayan saldırılar niteliğindedir. Bu örnekler, ABD’nin küresel ölçekte 'güçlünün hukuku'nu dayatarak uluslararası düzeni sürekli zedelediğini göstermektedir. Son olarak işgalci israil tarafından yönlendirilen ABD, israil ile birlikte hiçbir hukuki gerekçe olmadan haydutça, İran’a da saldırmıştır. İran’a yönelik saldırılarda sivillerin ve özellikle çocukların hedef alınması, hayati önemi haiz alt yapının yok edilmesi insanlık suçudur. Savaş adı altında yürütülen bu saldırganlığı kınıyoruz." ifadelerine yer verdi.

Yeni haydut dünya düzeni insanlığın değerlerini hedef alıyor

Açıklamasının devamında Ökçe, şunları aktardı: "ABD ve israilin İran’a yönelik saldırılarında savaşa ilişkin uluslararası sözleşmelerde hedef alınması yasaklanan okullar, hastaneler, ibadethaneler ve sivil yerleşim yerleri ayrım gözetilmeksizin bombalanmış; çocuklar, kadınlar ve masum siviller katledilmiştir. Müzakere süreci devam ederken gerçekleştirilen saldırılar, meselenin İran’ın nükleer kapasitesi olmadığını açıkça ortaya koymuştur. Asıl hedefin, israilin bölgesel çıkarlarını korumak, İran’da rejim değişikliğini zorlamak ve ülkenin savunma kapasitesini zayıflatarak enerji kaynaklarına el koymak olduğu aşikardır. Müzakereler devam ederken yapılan saldırı diplomasi tarihi açısından kara bir sayfa olarak tarihteki yerini almıştır. Bugün karşımızda duran gerçek, sömürgeciliğin form değiştirmiş hali olan 'yeni haydut dünya düzeni'dir. Bu düzen, gücü hukukun yerine koymaktadır. Trump yönetiminin temsil ettiği bu anlayış, uluslararası sistemi zehirlemekte; devletlerin egemenlik haklarını yok saymakta, insanlığın temel değerlerini ortadan kaldırmaktadır."

"Trump’ın BM’yi emperyalist politikaların bir aparatı haline getirme çabası, küresel barış ve adalet arayışını doğrudan baltalamaktadır"

Ökçe, "ABD emperyalizmi, yalnızca askeri işgaller ve ekonomik yaptırımlarla değil, aynı zamanda uluslararası kurumları kendi çıkarları doğrultusunda araçsallaştırarak da insanlık için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Trump’ın BM’yi emperyalist politikaların bir aparatı haline getirme çabası, küresel barış ve adalet arayışını doğrudan baltalamaktadır. ABD’nin küresel ölçekte 'güçlünün hukuku'nu dayatma stratejisi yalnızca Ortadoğu halklarını değil, tüm insanlığı tehdit eden yeni bir haydut düzenin inşasına işaret etmektedir. İşgalci israil, yüz yıl önce İngiltere’nin desteğiyle Ortadoğu’ya yerleştirilmiş; bugün ABD’nin desteğiyle işgalini sürdürmektedir. Nekbe günü olarak andığımız 1948 felaketi, Filistin halkının hafızasında hâlâ canlıdır. 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yürütülen saldırılar ise eşi görülmemiş bir soykırım suçudur. Kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere on binlerce sivil katledilmiş, şehirlerin altyapısı yok edilmiş, açlık bir silah olarak kullanılmıştır. Sağlık çalışanları, gazeteciler ve insani yardım görevlileri hedef alınmış; eğitim ve sağlık sistemleri çökertilmiştir. Sözde ateşkese rağmen soykırım devam etmektedir." dedi.

"Filistin’in egemenlik hakkını tanımayan, israil işgalini sonlandırmayan hiçbir anlaşma meşru değildir!"

Açıklamasının devamında Ökçe, şunları aktardı: "ABD’nin BM’de dayattığı, israili meşrulaştıran ve Filistin’i dışlayan Gazze barış planı gibi planlar maalesef barış değil işgali kalıcılaştırmayı amaçlamaktadır. Filistin’in egemenlik haklarını görmezden gelen bir kurulun meşruiyeti olamaz. Gazze için oluşturulan yürütme kurulunda Filistinlilerin bulunmaması ve istikrar gücü komutanlığına ABD’li bir generalin başkanlık edecek olması; 'barış planı adı altında Gazze insansızlaştırılacak mı? İşgal kalıcı hale mi getirilecek?' gibi soruları akla getirmektedir.  Biz buradan açıkça ilan ediyoruz: Filistin’in egemenlik hakkını tanımayan, israil işgalini sonlandırmayan hiçbir anlaşma meşru değildir! Bugün devletlerin suskunluğuna karşı halkların vicdanı ayağa kalkmaktadır. Aralarında Ankara’dan arkadaşlarımızın da katılımcı olduğu 70 farklı ülkeden aktivistin katıldığı Sumud Filosu, Gazze ablukasına dikkat çekmek için yola çıkmış, uluslararası sularda seyrederken Girit açıklarında israilin korsan saldırısına rağmen yoluna devam etmiştir. Bizler, bu onurlu direnişi selamlıyor ve destekliyoruz."

"Sessizlik, zulme ortak olmak anlamına gelmektedir"

Son olarak Ökçe, "Trump yönetiminin temsil ettiği gücü hukukun yerine koyan bu 'yeni haydut dünya düzeni', tüm insanlığın egemenlik haklarını ve temel değerlerini tehdit etmektedir. Ne uluslararası sözleşmeler ne de diplomatik mekanizmalar bu saldırganlığı dizginleyebilmektedir. Sessizlik, zulme ortak olmak anlamına gelmektedir. Küresel barış ve adalet arayışı, ancak bu tür işgallere karşı kararlı ve birleşik bir küresel direniş ile mümkün olabilir. İnsanlığın ortak geleceği adına vicdan sahibi tüm devletleri, kurumları ve bireyleri küresel emperyalizme karşı birleşmeye çağırıyoruz. Bugün Ankara’dan yükselen bu ses, Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün, Lübnan’ın, Yemen’in, İran’ın, Doğu Türkistan’ın ve tüm mazlum halkların sesidir. İnsanlığın ortak vicdanı burada birleşmektedir. Daha adil bir dünya için küresel emperyalizm durdurulmalıdır. Yaşasın halkların küresel direnişi! Kahrolsun emperyalizm ve haydut dünya düzeni!" şeklinde belirtti.

Program kapsamında ANFİDAP İstişare Kurulu Üyesi ve Sumud Filosu aktivisti Zeynelabidin Özkan ile telefon bağlantısı gerçekleştirildi. Özkan, Gazze ablukasını kırmak amacıyla yürütülen uluslararası dayanışma çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.

Etkinlik, İlahiyatçı Abdurrezzak Ateş’in yaptığı dua ile sona erdi.

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: