Hakan Fidan: ABD ve İsrail'in başlattığı hukuksuz savaş bölgesel yayılma tehlikesiyle baş başa
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları konusunda, "Maalesef Amerika'nın ve İsrail'in hukuksuz, uluslararası hukuka aykırı olarak başlattığı bu savaş, giderek daha da bölgesel yayılma tehlikesiyle baş başa." açıklamasını yaptı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı A Haber yayınında gündemi değerlendirdi, Haktan Uysal ve Banu El'in sorularını yanıtladı.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının hem bölgeye hem de küresel politikaya çok ciddi yıkıcı etkileri olduğuna işaret eden Fidan, "Maalesef Amerika'nın ve İsrail'in hukuksuz, uluslararası hukuka aykırı olarak başlattığı bu savaş, giderek daha da bölgesel yayılma tehlikesiyle baş başa." uyarısında bulundu.
Fidan, Türkiye'nin başından beri hedefinin; savaşın çıkmaması, çıkarsa durdurulması, savaşın yayılmasının engellenmesi ve Türkiye'nin bunun dışında tutulması olduğunu belirterek, günlük politikaları uygularken, temasları yaparken ve inisiyatifleri geliştirirken bu çerçeve içinde hareket ettiklerini dile getirdi.
Maalesef mazisi çok önceki yıllara dayanan, özellikle nükleer mesele ve diğer konulardan dolayı olan bu artık birikmiş enerjinin bir savaş halinde ortaya çıktığına dikkati çeken Fidan, "Bir numaralı hedefimiz; savaşın durması. Bunu yaparken de savaşın daha büyük yaygınlık göstermemesi önemli bizim için. Burada diğer ülkelere sıçramaması, bölgede kalıcı düşmanlıkların ve istikrarsızlıkların oluşmaması önemli. İnşallah öyle veya böyle bir noktada biter." değerlendirmesini yaptı.
Hakan Fidan, savaşlardan sonra ülkeler arasındaki husumetin yıllarca devam edebileceğini vurgulayarak, "Orada artık işbirliğini, kalkınmayı, refahı esas alacak bir ortam kuramıyorsunuz. Biz bunun olmasını istemiyoruz. Bütün çabamız aslında bunu önlemeye yönelik." ifadelerini kullandı.
Savaşın ortaya koyduğu tehditleri diğer aktörlerin de gördüğünü belirten Fidan, "Şimdi müzakerelerde bir aşamaya gelindi gibi. En azından müzakereler başladı. Pakistan üzerinden mesaj aktarımı var. Bunu Amerikalılar bizimle de koordine ediyorlar, konuşuyoruz. İranlıları da bu konuda bilgilendiriyoruz." diye konuştu.
"Umudumuzu kaybetmeden çalışmaya devam"
Fidan, mevcut müzakere pozisyonlarının iki tarafın da savaş önceki müzakere pozisyonlarından farklı olduğuna işaret ederek, "Şimdi aslında savaş, epey bir noktaya geldi. Belli bir yıkım oldu İran üzerinde de. Artık müzakereden talep edilenler tabii ki daha farklı olacak. Bu da aradaki arabulucuların biraz daha işini zorlaştıran bir durum ama inşallah umudumuzu kaybetmeden çalışmaya devam." değerlendirmesinde bulundu.
Tarafların müzakerelerde taleplerini yukarıda tutmalarının yönetilebilir bir tavır olduğuna dikkati çeken Fidan, "Benim iki tarafa da ifadem yani bu açılış pozisyonlarını çok fazla ciddiye almayın ama gerçekte bir niyet varsa iki tarafta da onlar muhakkak bir yerde buluşturulabilir. Yani burada önemli olan müzakerenin devam etmesi, tarafların müzakereden çekilmemesi, sahici olması ve birbirlerine güvenmeleri." ifadesini kullandı.
Dışişleri Bakanı Fidan, İran'ın haklı olarak bir güven kaybı içinde olduğunu belirterek "Biz diyoruz zaten, 'korkulan savaş var ama şu anda bunu durdurmak önemli'. Amerikalılar da bu noktada isteklilik gösteriyorlar ama öngörülemez problemler çıkabilir mi? Tarafların niyetlerinden bağımsız olabilir." dedi.
Pakistan'ın müzakerelerde merkezi bir rol oynadığının altını çizen Fidan, kendisinin de Mısırlı, Avrupalı ve bölgeden mevkidaşlarıyla çok sık konuştuğunu aktardı.
Fidan, bütün dünyanın beklentisinin bu haksız savaşın bir an önce durması ve olumsuz etkisinin artık son bulması olduğunun altını çizerek, "Onu bizim işte birkaç tane kilit ülkenin bir pratiğe dönüştürmesi gerekiyor." ifadesini kullandı.
Bölgenin adım adım İsrail'in senaryosunu yazdığı bir oyunun içine çekilmekte olduğunu vurgulayan Fidan, "Şimdi geldiğimiz noktada; aslında İran'a savaş açılırken, bir İsrail yayılmacılığı üzerinden bölgede çok kalıcı, bölgedeki Müslümanların artık bir daha bir araya gelmesini neredeyse çok zor hale getirecek bir fitne tohumunun da maalesef atıldığını görüyoruz. Yani bizim Türkiye olarak bir numaralı hedefimiz; bir defa bu fitnenin ortaya çıkmasını önlemek." diye konuştu.
İsrail'in senaryosu uyarısı
Körfez ülkelerindeki izlenimlerine ilişkin Fidan, bölgedeki 7-8 ülkenin İran füzelerinin hedefi olduğuna ve bu ülkelere 8 bin civarında füze ve SİHA saldırısı olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:
"Biz Türkiye olarak nasıl İran'a bir tavsiyede bulunuyorsak onlara da tavsiyemiz toplantı esnasında, 'aman sabredin, bir reaksiyon göstermeyin'. Bu reaksiyon daha sonra uzun süreli kalıcı unsurlar bırakır. Bu da tam İsrail'in istediği bir senaryo.Yani işte İslam ülkelerinin bölgede birbiriyle uzun süreli bir kavgaya girmesi. Aman deyin bunu yapmayın, hem İran'a tavsiyemiz hem diğer ülkelere tavsiyemiz."
Bakan Fidan, Riyad'daki toplantının gündeminin, İran'ın saldırdığı ülkeler olduğuna dikkati çekerek "Bizim yaptığımız orada esas itibarıyla bu kendilerine yönelik saldırının aslında bir boşluk içerisinde olmadığı, Amerikan ve İsrail saldırganlığıyla başlayan daha büyük bir resmin yansıması olarak bunun olduğu, her ne kadar biz bunu haksız bulsak da Türkiye olarak bizim pozisyonumuz hiçbir şekilde provoke etmeyen bu ülkelere saldırılmamasıydı." ifadelerini kullandı.
Orta Doğu'da birçok ülke ile temas kurarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mesajını ilettiğini anlatan Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bizim bölgeye yönelik kapsayıcı bir çözümü getirmede bir vizyonumuz var ama bunu pratiğe geçirmede daha fazla işbirliğine ihtiyacımız var ve şartlar giderek daha da aslında karmaşık hale gelmiş durumda ama çok şükür en azından biz öncelik sonralık sırasını burada görüyoruz ama dediğim gibi inşallah bölgesel yayılmayı burada görmeyiz. O biraz daha savaşı daha sıkıntılı hale getirir. Şu anda müzakereler bir zemine oturursa inşallah iyi bir haber alırız. Bütün gayretimiz bu yönde."
"Barışın önündeki şu anda en büyük engel, İsrail’in durduğu yer"
Hakan Fidan, barışın gelmesi konusunda her tarafın niyetini okuyabildiklerinin altını çizerek şöyle devam etti:
"Bu konularda aslında hiçbir tarafta problem yok bence, niyet konusunda, şu aşama itibarıyla, bir aktör hariç, İsrail. İsrail'in Amerikan siyaseti üzerindeki yapısal etkisini kullanmaya devam etmesi ve bu konuda bölgenin geleceğine ilişkin farklı bir hesap ve arayış içerisinde olması, mevcut savaşın gidişatından çıkardığı dersler ve analizlerle eğer daha fazla suistimal edilebilecek yerler, kanatılabilecek yerler, noktalar düşünürse bu yola devam eder. Barışın önündeki şu anda en büyük engel, İsrail’in durduğu yer."
ABD'nin seçime gideceğini ve bu konuda büyük bir tepki altında olduğunu belirten Fidan, "İlk başta söylediği askeri hedeflerin yerine getirildikten sonra savaşın devam ettirilmesine ilişkin gerekçeyi de kimse anlayabilmiş değil. Bir gerekçe değiştirmesi lazım, onun için şu anda barış arayışları da bir noktada aslında devam ediyor." ifadelerini kullandı.
Fidan, 2025'te ilan edilen savaşın hedefinin "nükleer kapasiteyi yok etmek" olduğunu anımsatarak bunun yapıldığına dair bir deklarasyonda bulunulduğunu kaydetti.
Bakan Fidan, şöyle devam etti:
"Bu sefer de başlanırken füze ve askeri sanayi altyapılarının yok edilmesiyle ilgili bir hedef deklare edildi kamuoyuna. Bunun da yerine getirildiğine ilişkin büyük ölçüde bir izahla karşı karşıyayız. Dolayısıyla onların kamuoyu ve dünya kamuoyu da soruyor, 'madem böyle bir şey var bütün dünyaya çok ciddi ekonomik geri dönüşümü olan, negatif manada bu savaşı niye devam ettiriyorsunuz?' Orada o baskı var. Fakat sorun, Gazze meselesinde olduğu gibi ve diğer konularda olduğu gibi dünyanın, İsrail üzerinde bir baskı mekanizması uygulayamaması. Burada tabii Amerika'nın eğer İran'la bir anlaşmaya, müzakereye varacaksa İsrail üzerinde çok ciddi bir etki kullanmayı da göze alması gerekiyor, burada kim kimin bileğini bükecek onu göreceğiz, ben bu yapısal sorunu tabii ki ifade etmek zorundayım."
İsrail'in karşı olduğu barışın, ABD tarafından tesis edilip edilmeyeceğine yönelik soru üzerine Bakan Fidan, "Bu, Amerika'nın kendi siyasal sisteminde yapısal bir sorun. Kim kimi ne kadar yönetiyor, ne kadar etki edecek onu göreceğiz. Burada her şey, uluslararası kamuoyunun önünde cereyan ediyor. Bir de Gazze'den bu yana şöyle bir fark var. İsrail'in aslında siyaset üzerindeki etkisi, aslında ortaya koyduğu manipülasyon giderek daha fazla ifşa edilmiş, deşifre edilmiş durumda." değerlendirmesinde bulundu.
Dışişleri Bakanı Fidan, ABD'nin de bunu kendi içinde ciddi şekilde tartıştığını belirterek bunun, halk arasında dillendirilen bir komplo teorisi olmaktan çıktığını, entelektüellerin gerekçeleriyle beraber ortaya koyduğu ciddi bir husus olduğunu kaydetti.
İsrail'in bu kadar deşifre edilmişken İsrail'i destekleyen özellikle Evanjelist tabanın giderek daha fazla ses çıkarmaya başlandığının da görüleceğini vurgulayan Fidan, şunları söyledi:
"Bu aslında Amerikan sisteminde bizim aslında gözetlemeye devam edeceğimiz bir iç siyasi mücadele olacak. Amerika, burada böyle bir vesayetten kurtulabilecek mi, kurtulamayacak mı? Böyle bir şey var, sorunu var, Amerikan siyaseti büyük bir vesayet altında esas itibarıyla. Buradan kurtulacak mı kurulmayacak mı onun mücadelesi var. Bazı siyasetçiler vesayet altında olduklarını kabul etmiyorlar. Bazıları İsrail'in vesayetinden olduğuna ilişkin çok ciddi izah getirenler var, açıklama getirenler var. Bunu göreceğiz, bu mücadele, devam eden mücadele sistem içerisinde, bunun yansıması olarak sadece İran'daki müzakere değil, aslında Gazze, Suriye Filistin devletinin geleceği vesaire bu konular da aslında şekillenecek kendi içinde."
Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan toplantısı
Fidan, diplomasi trafiğinin devam ettiğini, sürecin sıkıntılı ve sancılı olduğunu vurgulayarak "Bizim aslında planlı bir toplantımız vardı, bunu ilk başta Türkiye'de yapmayı düşünüyorduk. Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan toplantısını...Fakat Pakistanlı kardeşimiz, ülkesinde kalmak zorunda kaldığı için onu Pakistan'a kaydırdık. Belki hafta sonu orada bir araya geleceğiz. Özellikle yürüyen bu savaştaki müzakere meselesi nereye gidiyor, bu 4 ülke konuları nasıl değerlendiriyor, neler yapabilir." ifadelerini kullandı.
Arabuluculuk sürecinin, Türkiye'de yapılma ihtimaline ilişkin konuşan Fidan, "Bizim getirdiğimiz teklifin can alıcı kısmı, nerede yapılacağından ziyade, kurduğumuz mekanizma, nasıl olacağıydı." dedi.
Bakan Fidan, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi'nin kendisini ziyaret ettiğinde, ABD ile müzakerelerin kilitlenmiş durumda olduğunu anımsatarak, ABD'nin 4 ayrı konuyu aynı anda tartışmak istediğini, İranlıların 2 konuyu ele almak istediğini aktardı.
Bunun üzerine ABD'nin askeri harekat hazırlığına başladığını anımsatan Fidan, şunları kaydetti:
"Cumhurbaşkanımızın müdahalesi, aradaki arabuluculukla vesaire bizi ocak ayının sonuna doğru olması mümkün harekatı bir nebze durdurduk. Hatta o günlerde dedik, 'önümüzdeki günlerde biz çok acil bir şey beklemiyoruz' diye. Daha sonra olay, müzakere zeminine dönmesi için biz bir şey getirdik, dedik ki Abbas Arakçi geldiğinde, 'biz Gazze'de bir yöntem geliştirdik 8 ülke bir araya geldik, Amerika'yla masaya oturduk, böyle bir sorun var, bu sorunu beraber çözelim hem sizin lehinize hem bizim lehimize. Ve oradan bir mesafe almaya doğru gitmeye çabalıyoruz, aynı yöntemi burada da kullanabiliriz, zaten iki konuyu sen Amerikalılarla konuş, biz onu Amerikalılarla konuşuruz. Geri kalan iki konuyu da sen bölge ülkeleriyle konuş, zaten bölgenin sorunu ağırlıklı olarak bunlar, biz bölge ülke olarak bu konuyu kendi içimizde hallettiğimiz zaman yani Amerikalılar da bu konuda çok fazla bir şey söyleyecek hali kalmaz'."
Hakan Fidan, 8 ülkenin konunun içindeyken ABD'nin askeri hayata geçmesinin daha zor olacağını aktardığını ve Umman örneğinin yakın zamanda görüldüğünü belirtti.
Umman’ın aziz ve saygın bir millet olduğuna işaret eden Fidan, "Onların hukukunun çiğnenmesinde hiç kimse bir zarar görmedi. O yaşanmış bir örnek, ondanda hareketle biz bunu söyledik. Bizim getirdiğimiz bu teklif hayata geçseydi, Allahu alem...Ben netice alınabilir diye düşünüyordum." diye konuştu.
Fidan, İran’ın karar alma mekanizmalarında farklı yöntemler olduğuna dikkati çekti.
Ayrıntılar gelecek...
- ABD
- Hakan Fidan
- İRAN
- Dışişleri Bakanlığı
- Son Dakika
- İsrail
- İsrail-İran çatışması
- ABD-İsrail-İran Savaşı