Ali Özdemir - Merkez Medya

Siyer Yarışması'nda bazı sorulara yapılan itirazlar komisyon tarafından değerlendirilip sonuçlandırıldı

Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından Türkiye genelinde düzenlenen Siyer Yarışması'nın cevap anahtarları, 8 Şubat 2026'da yayımlanmıştı. Bazı sorulara yapılan itirazlar, sınav komisyonu tarafından değerlendirilerek sonuçlandırıldı.

17 Şub 2026 - 22:55 YAYINLANMA
Siyer Yarışması'nda bazı sorulara yapılan itirazlar komisyon tarafından değerlendirilip sonuçlandırıldı

Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından “O’nu Oku, O’nu Yaşa” sloganıyla düzenlenen Siyer Sınavı, Türkiye genelinde 7’den 70’e yüz binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirilmişti. 

Dört farklı kategoride yapılan sınavda, katılımcılar Peygamber Efendimizin hayatını konu alan siyer bilgileriyle sınava katılmışlardı.

Peygamber Sevdalıları Vakfı'nın, Türkiye genelinde düzenlediği ve yoğun katılımın olduğu Siyer Yarışması'nın cevap anahtarları, 8 Şubat 2026'da yayımlanmıştı.

Cevap anahtarlarının yayımlanmasından sonra bazı sorulara yapıyan itirazlar, sınav komisyonu tarafından değerlendirilerek, sonuçlandırıldı.

Yapılan itirazların değerlendirilerek sonuçlandırıldığına dair Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

"Türkiye genelinde büyük bir katılımla gerçekleştirilen Siyer Sınavı’nı geride bırakmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz hamdolsun. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatını öğrenmek, anlamak ve hayatımıza taşımak amacıyla düzenlenen bu sınav; sadece bir bilgi ölçme etkinliği değil, aynı zamanda gönüllere dokunan bir bilinç ve farkındalık çalışması olmuştur.

Siyer, bir tarih bilgisi olmanın ötesinde; ahlakın, merhametin, adaletin ve sabrın rehberidir. Bu sınav vesilesiyle binlerce insan, Efendimizin örnek hayatını yeniden hatırlamış; onun güzel ahlakını daha yakından tanıma fırsatı bulmuştur. Çünkü O’nun hayatını öğrenmek, aslında kendi hayatımıza yön vermektir.

Bu anlamlı organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen tüm gönüllülere, sınav komisyonuna, öğretmenlerimize, destek veren kurum ve kuruluşlara; en önemlisi de büyük bir azim ve heyecanla sınava katılan tüm öğrencilere ve ailelerine gönülden teşekkür ediyoruz. Gösterilen ilgi ve duyarlılık, milletimizin Peygamber sevgisinin en güzel göstergesidir.

Temennimiz; bu sınavın kazandırdığı bilgi ve heyecanın hayat boyu sürmesi, öğrenilenlerin davranışlara yansıması ve güzel ahlakın toplumumuzda daha da kök salmasıdır.

Unutulmamalıdır ki, siyeri öğrenmek bir başlangıçtır; asıl önemli olan onu yaşamaktır.

Sorulara itirazlar noktasında öncelikle şunu belirtmek isteriz ki,

Türkiye genelinde gerçekleştirdiğimiz bu Siyer yarışmasının amacı, hiçbir zaman yalnızca bilgileri ezberletmek olmamıştır. Bu sınav; satırları tekrar ettirmek için değil, satır aralarını fark ettirmek için düzenlenmiştir. Çünkü siyer, sadece okunacak bir metin değil; anlaşılacak, yorumlanacak ve hayata taşınacak bir rehberdir.

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hayatını öğrenmek; isimleri veya olayların tarihini bilmekten ibaret değildir. Asıl önemli olan, o olayların arkasındaki hikmeti kavramak, verilen mesajı anlayabilmek ve bugünle bağ kurabilmektir. Siyer’i anlamak; sabrı bir olayda, merhameti bir davranışta, adaleti bir kararda görebilmektir.

Bu nedenle sınavda yer alan soruların birebir kitap cümlelerinden oluşmasını beklemek doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü hayat, birebir ezberle ilerlemez; yorumla, idrakle ve kavrayışla şekillenir. Bu sebeple sorular; bilgiyi ölçmekle beraber, düşünmeyi, muhakeme etmeyi ve öğrenileni anlamlandırmayı da hedeflemiştir.

Gerçek öğrenme, metni tekrarlamak değil; metnin ruhunu yakalamaktır. Siyer Sınavı da bu bilinçle hazırlanmıştır. Amaç; siyer kitabı ezberlemiş bireyler değil, öğrendiğini hayatına yansıtan, Peygamberimizin örnekliğini davranışlarına taşıyan bir nesil yetişmesine katkı sunmaktır. En sık gelen itirazlara cevaben bu girizgâhı yaptıktan sonra soruları değerlendirebiliriz.

4.KATEGORİ

4.Kategori A Kitapçığı 3. / B Kitapçığı 22. Soru: Gatafan kabilesinin Handek Savaşına sırf ganimet ve mal elde etmek için katıldığı genel olarak tüm kaynaklarda geçmekle beraber kitabımızın 212. Sayfasında da “Sırf ganimet ve yağma için bu savaşa katılan Gatafan liderlerine…” cümlesinde net ifadeyle belirtilmiştir.

4.Kategori A Kitapçığı 10. / B Kitapçığı 25. Soru: Soruda Nadiroğulları'nın sürgün edilmesinin Medine toplumunda meydana getirdiği stratejik dönüşüm sorulmuş olup doğru cevabı D seçeneğinde verilen güvenlik ve otorite bakımından Medine'nin merkezi bir devlet modeline evrilmesidir. E seçeneğinde verilen, “Yahudilerin müşrik kabilelerle ittifaklarını güçlendirmesi” Medine toplumunda meydana gelen bir dönüşüm değildir. Hayber'deki Yahudilerin Medine dışındaki müşriklerle ittifakları güçlenmiş olabilir ancak ne dışarıdaki Yahudilerin medine'deki müşriklerle ne de Medine'de kalan Kureyzalıların Medine’deki müşriklerle ilişkilerinin güçlendiği söylenebilir. Kaldı ki Medine’de müşrik de neredeyse kalmamıştı bu dönemde. Kureyza’nın Hendek'teki ittifakı ise anlık baskı ile verilen bir karar olup Medine toplumunda yaşanan stratejik dönüşüme örnek gösterilemez.

4.Kategori A Kitapçığı 18. / B Kitapçığı 37. Soru: Peygamber Efendimiz (sav) evden çıkarken Yasin suresinin 1 - 9 ayetlerini okumuştur. Ancak hem soruda verilen paragrafta sadece Yasin suresinin 9. ayeti belirtilmektedir hem de 9. ayetin mealine de baktığımızda Efendimizin (sav), onların arasından görünmeden geçmesine vesile olduğu bilinmektedir. Bu yüzden 9. ayette vurgu yapılmasında bir sakınca yoktur.

4.Kategori A Kitapçığı 19. / B Kitapçığı 1. Soru: Hudeybiye süreci, sahabenin büyük bir kısmının psikolojik olarak hazırlıklı olmadığı bir dizi kararla doludur. Antlaşma öncesinde ve sırasında Hz. Peygamber’in aldığı kararlar, ashabın çoğunluğu tarafından bir "danışma sonucu" değil, "uyulması gereken bir emir" olarak algılanmıştır. Antlaşma metni yazılırken, Mekkelilerin temsilcisi Süheyl b. Amr’ın dayatmalarına karşı Hz. Peygamber’in gösterdiği esneklik, sahabenin fikirlerini sormadan gerçekleşmiştir.

Antlaşma imzalandıktan sonraki süreçte Hz. Peygamber’in ashabına tek "danışma" anı, Hz. Peygamber’in çadırına girip eşi Hz. Ümmü Seleme ile konuşmasıdır. Ancak bu, antlaşma veya anlaşmanın şartları üzerine bir istişare değil, krizin (itaatsizliğin) nasıl aşılacağına dair bir konuşmadır. Ayrıca burada Efendimiz (sav) Ümmü Seleme annemizle konuşması, geleneksel anlamda bir ortak karar alma mekanizması olan istişarenin işletilmediğini söyleyebiliriz. Nitekim, Hz. Peygamber çadıra girdiğinde annemiz Ümmü Seleme’ye bir fikir sormak için değil, ashabın itaatsizliğinden dert yanmak için gider. Yani burada bir "Biz ne karar alalım?" sorusu yoktur; "Ben kararımı verdim ama onlar dinlemiyor" şeklinde bir üzüntü beyanı vardır.

4.Kategori A Kitapçığı 21. / B Kitapçığı 3. Soru: Hudeybiye Antlaşması ve hemen ardından gelen Hayber Seferi, genellikle Mekke’nin fethine giden bir "basamak" olarak yorumlansa da, dönemin askeri ve siyasi gerçekleri incelendiğinde; Hayber’in fethinin asıl amacının "varoluşsal bir tehdidi ve fitne odağını bertaraf etmek" olduğu görülür.

Mekke’nin fethi o dönemde henüz bir "olasılık" iken, Hayber’deki Yahudi ittifakı Medine için "gerçeklik"ti.  Çünkü Hayber, sadece bir kale değil; Medine’den sürülmüş olan Nadiroğulları ve diğer Yahudi gruplarının toplandığı bir "operasyon merkezi" haline gelmişti. Dolayısıyla bu sefer tamamen bu tehdidi önlemek için gerçekleşmiştir. Hayber’in Fethi’nin Mekke’nin Fethini kolaylaştırmış olması bu maksatla gerçekleştirildi anlamına gelmez. Nitekim Mekke’nin Fethini kolaylaştırmak için Hayber’in alındığını iddia etmek, Peygamberimizin (sav) Hudeybiye Anlaşması ile verdiği sözü bozma niyeti olduğu anlamına gelir ki, bunu iddia etmek de kesinlikle doğru değildir.

4.Kategori A Kitapçığı 23. / B Kitapçığı 46. Soru: “Allah'ın kullarından bir kul var ki onu Dünya ile kendi katındaki şeyler arasında muhayyer kıldı o da Allah'ın katındakini seçti." Efendimizin (sav) bu sözlerinden sonra Hz Ebubekir, kendisini kastettiğini anladı ve ağladı” ifadesinden kendisini kastettiği kısmının Hz Ebubekir'e de işaret ettiği iddia edilmektedir. Ancak cümlenin sadece bu kısmına bakıldığında bir belirsizlik söz konusu olabilir fakat “muhayyer kalan ve Allah katındakini seçen” de Hz. Ebubekir mi olacak? Bu kısmın Hz. Ebubekir’e işaret ettiğine dair bir delil yok. Oysa o sözler vefat haberidir ve kastettiği de Efendimizin bizzat kendisidir. Allah'ın böyle bir teklifi kime yaptığı ve bunun da vefat anlamına geldiği barizken bu teklifinde hazreti Ebubekir'e yapıldığına dair bir emare yokken Hz Ebubekir'in kastedildiğini söylemek mümkün değildir.

4.Kategori A Kitapçığı 31. / B Kitapçığı 72. Soru: Soruda verilen bilgilere kitaptan ulaşmak mümkün olmadığı için İPTAL edilmiştir.

4.Kategori A Kitapçığı 35. / B Kitapçığı 65. Soru: Sorunun tam anlaşılamamasından kaynaklı itirazlar var. Soruda verilen cümlelerin doğru olup olmadığına değil, cümlelerin başında parantez içinde verilen (D), (Y) kısmının doğru verilip verilmediğine dikkat edilmesi lazımdı. Yani 2. Maddede verilen bilgi aslında doğru olduğu halde başına (Y) konulmuş. 4. Madde de verilen isimlerin Fetihten sonra Müslüman olduğu bilgisi yanlıştır ve başına da bunu teyit eden (Y) konulmuştur. Dolayısıyla cevap B seçeneğidir.

4.Kategori A Kitapçığı 36. / B Kitapçığı 66. Soru: Mute savaşı kitapta da geçtiği üzere 7. Yılda gerçekleşmiştir. Hiçbir tarih kitabında en az 30 kat kalabalık düşmanla bir hafta boyu devam ettirilen ve neticede 15 kayıp vererek bitirilen ve üstüne çekilirken düşmanın takibe yeltenmediği bir savaş bozgun olarak nitelendirilemez. Ayrıca kitabımızn 263. Sayfasında geçen “Halid Bin Velid uyguladığı taktikle İslam ordusunu Allah'ın izniyle yenilgiden kurtarmayı başardı.” ifadesi de böyle bir bozgunun olmadığını desteklemektedir.

4.Kategori A Kitapçığı 41. / B Kitapçığı 42. Soru: Mescid-i Aksa kitabımızın 102. Sayfasında verilen ayette açıkça geçmektedir.

4.Kategori A Kitapçığı 44. / B Kitapçığı 45. Soru: Kitabımızda Bedir esirlerinden öldürülmesi emredilenler geçmez ancak bu bilgiyle dahi hareket edersek, öldürülmesi emredilenler Müslüman kanı döktüğü (katl) için değil, işkence yapmaları ve İslam’la ve İslam’ın Peygamberi ile daima alay etmeleri idi.

4.Kategori A Kitapçığı 50. / B Kitapçığı 10. Soru: Kitabımızın 128. Sayfasında, Mescid-i Nebevi’de okunan ilk hutbenin sözleri geçmektedir. Genel hatlarıyla ve açıkça sadakanın önemine vurgu yapılmıştır. Bu dönemde zekât henüz farz kılınmamıştı.

4.Kategori A Kitapçığı 57. / B Kitapçığı 58. Soru: Kâbe'nin onarımında Peygamber Efendimizin (sav) hakem seçilmesi, Efendimizin (sav) sosyal sermayesinin yüksek olduğunu gösterdiği gibi o dönem Mekke toplumunun güvenilir kişiye çatışma çözümünde referans aldığının da göstergesidir. Her ne kadar hakem tayin edilmesi bilinçli bir tercihle olmasa da kapıdan O’nun girmesi herkeste bir memnuniyet uyandırmıştır ki bu memnuniyet bir anlamda referanstır.

4.Kategori A Kitapçığı 60. / B Kitapçığı 15. Soru: Savaşta ısrarcı olmak ile kararlı olmak arasında çok var. Efendimizin (sav) “Şu başım şu gövdemden ayrılıncaya kadar onlarla savaşmaktan çekinmeyeceğim” buyurması savaşta ısrarcı olmanın değil kararlı olmanın göstergesidir. Israrda inatla devam ettirmek, bitirmeyi istememek vardır ancak kararlılıkta bir duruma has bir tutum vardır ve o durum da saldırganlığa maruz kalmaktır.  Ayrıca böyle net ve kararlı bir ifadeyle öylesi bir durumda kesinlikle savaştan kaçınmayacağını açıkça belirten bir ibare varken "Her koşulda savaştan çekindiğini" söylemek mümkün değildir. Sonuçta paragrafta bir kararlılık ifadesi vardır ve bu durum sizin dediğiniz gibi kısmen genellemeyi çağrıştıran bir ifadeye benzese de bahsedilen özel durum için çok rahat kullanılabilir. Biraz daha pürüzsüz hale getirilebilir miydi, evet belki. Ancak kesinlikle soruyu sıkıntıya sokacak derecede bir durum söz konusu değildir.

4.Kategori A Kitapçığı 63. / B Kitapçığı 33. Soru: Soruda verilen bazı bilgilere kitaptan ulaşmak mümkün olmadığı için İPTAL edilmiştir.

4.Kategori A Kitapçığı 64. / B Kitapçığı 34. Soru: Soruda Hayber Yahudileri ile günümüz Yahudilerinin ortak duygusu sorulmuştur. Kitapta günümüz Yahudileriyle ilgili bilgi verilmemiş olması cevaba ulaşmayı engellemez. Çünkü aynı duyguya Nadiroğulları ile ilgili ulaşılabilir. Duvar arkasından savaşma ve ölümü istememedoğrudan çatışmadan kaçındıklarını ve güvenli alan oluşturmak istediklerini gösterir. Ekonomik olarak savaşı sürdürememe düşüncesine dair en ufak bir ifade yoktur. Doğru cevap B seçeneğidir.

4.Kategori A Kitapçığı 72. / B Kitapçığı 44. Soru: Tevekkül, bir amaca ulaşmak için gerekli olan tüm maddi ve fiili tedbirleri aldıktan sonra sonucu Allah’a bırakmak ve O’na güvenmektir. Soruda verilen hazırlıklar bu kavramın "fiili" kısmını tam olarak yansıtır.

A) Mucize: Olağanüstü, doğaüstü olaylardır. Burada ise tamamen insan aklıyla planlanmış somut hazırlıklar anlatılmaktadır.

C) Zühd: Dünyevi zevklerden uzak durmak, sade yaşamak demektir. Konuyla ilgisi yoktur.

D) Biat: Bir lidere bağlılık sözü vermektir. Metinde bir yönetim veya bağlılık töreni değil, bir yolculuk hazırlığı vardır.

E) İhlas: Samimiyet ve her şeyi sadece Allah rızası için yapmak demektir. Bu bir niyet durumudur, oysa soru "fiili" (eylemsel) hazırlığı sormaktadır.

Peygamberimiz "Nasıl olsa Allah beni korur" diyerek önlemsiz yola çıkmamış; aksine tüm insani tedbirleri almış, ardından Allah’a sığınmıştır. Bu da gerçek tevekkül anlayışıdır.

4.Kategori A Kitapçığı 75. / B Kitapçığı 21. Soru: Diğer isimlerin kitapta geçmesine gerek yok. Kitap bütünüyle okunup değerlendirildiğinde görülecektir ki “En güzel örnek de, en adil ve merhametli olan da, az sözle çok söyleyen de vahyi tüm yönleriyle özümseyen en üstün akıl da en çok O’na (sav) yaraşır.

3.KATEGORİ

3.Kategori A Kitapçığı 55. / B Kitapçığı 56. Soru: Medine Eğitim modeli ile Mekke dönemi farkı sorulmuş, buna göre Medine’de eğitimin devlet eliyle gerçekleşmesi kurumsallaşmayı ve sistemi beraberinde getirir.  B seçeneğinde ise eğitimin Mekke’de hallktan gizlendiği, Medine’de gizlenmediği bilgisi ise hem doğru değil hem doğru olsa bile C seçeneğine kıyasla çok zayıf durur. Nitekim doğru da değildir çünkü Mekke’de “Müslüman halktan” gizlenmemiş müşriklerin tehlikesinden korunmuştur.

Bu iki dönem arasındaki asıl ayrım gizlilikten ziyade kurumsallaşma düzeyidir. Mekke'de Müslümanlar baskı altında olduğu için bir "okul" binası veya düzenli bir "akademi" kurma imkânları yoktu; eğitim daha çok bireysel veya küçük gruplar halindeydi. B şıkkı, bu tarihsel gelişimi çok yüzeysel bir perspektifle (gizli-açık) açıklar.

3.Kategori A Kitapçığı 56. / B Kitapçığı 57. Soru: Nebevi Tedrisat kavramı kitabımızın 167. Sayfasında geçmektedir.

3.Kategori A Kitapçığı 69. / B Kitapçığı 39. Soru: Soruda verilen bilgilere kitaptan ulaşmak mümkün olmadığı için İPTAL edilmiştir.

2. KATEGORİ

2.Kategori B kitapçığı 29. sorunun doğru cevabı D olarak düzeltilmiştir.

1. KATEGORİ

1. Kategori A kitapçığı 48. sorunun doğru cevabı A olarak düzeltilmiştir.

1.Kategori A Kitapçığı 58. / B Kitapçığı 37. Soru: Ayetlerin iniş sırası kitapta verildiği şekildedir. Doğru cevap D seçeneğidir.

İptal edilen sorular

4 kategori A Kitapçığı 31, B kitapçığı 72

4.kategori A Kitapçığı 63, B kitapçığı 33

3.kategori A Kitapçığı 69, B kitapçığı 39

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: