Ali Özdemir - Merkez Medya

Yüz kaslarını okuyan sistem: Siyonist rejimden Apple'a kritik satış

ABD'li teknoloji devi Apple'ın, henüz ürünü ve açıklanmış geliri bulunmayan 3 yıllık "israilli" bir girişimi 1,5 ila 2 milyar dolar arasında bir bedelle satın aldığı öne sürüldü. Şirketin, konuşma gerçekleşmeden önce yüz kası sinyallerini algılayabilen bir teknoloji geliştirdiği belirtiliyor.

19 Şub 2026 - 11:40 YAYINLANMA
Yüz kaslarını okuyan sistem: Siyonist rejimden Apple'a kritik satış

Apple'ın siyonist rejim merkezli "QAI" adlı yapay zekâ girişimini milyarlarca dolarlık bir anlaşmayla bünyesine kattığı iddia edildi. Bu tutarın, Apple'ın 2014'te Beats Electronics'i satın almasından sonraki en büyük ikinci alım olduğu ifade ediliyor.

Söz konusu girişimin, "sessiz konuşma" olarak tanımlanan bir teknoloji üzerinde çalıştığı aktarılıyor. İddiaya göre sistem; beynin konuşma öncesinde yüz kaslarına gönderdiği zayıf sinyalleri, kızılötesi kamera ve gelişmiş makine öğrenmesi algoritmalarıyla algılayarak dijital komutlara dönüştürüyor. Teknolojinin saniyede 500 kareye kadar görüntü işleyebildiği belirtiliyor.

Şirketin kurucusu Aviad Maizels'in daha önce üç boyutlu algılama teknolojisi geliştiren PrimeSense'i Apple'a sattığı ve bu altyapının Face ID sistemine temel oluşturduğu biliniyor.

Öte yandan bazı haberlerde, girişimin kurucularının işgal ordusuna bağlı teknoloji birimleriyle geçmişte bağlantılı olduğuna dair iddialar yer aldı; ancak bu konuda resmî bir doğrulama bulunmuyor.

Askerî ve etik tartışmalar

Siyonist rejim sözde Savunma Bakanlığı'na bağlı araştırma birimlerinin de benzer teknolojiler üzerinde çalıştığı yönündeki açıklamalar, sistemin askerî kullanım ihtimalini gündeme getirdi. Uzmanlar, bu tür teknolojilerin yalnızca komut iletiminde değil, biyometrik ve duygusal durum analizinde de kullanılabileceğine dikkat çekiyor.

Apple ise verilerin cihaz üzerinde işlendiğini ve şirketin kendi geliştirdiği "Apple Silicon" mimarisi sayesinde kullanıcı gizliliğinin korunduğunu savunuyor.

NATO'nun 2021 tarihli bazı belgelerinde, insan bilişsel süreçlerini hedef alan teknolojiler "bilişsel savaş" kapsamında değerlendirilmiş ve stratejik risk alanı olarak tanımlanmıştı. Gelişmeler, insan-makine etkileşiminin geleceği kadar veri güvenliği ve etik sınırlar konusundaki tartışmaları da yeniden alevlendirdi. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: